solar modules

Kendi yağ dokunuz ile dolgu işlemi

Author: hakan  /  Category: Estetik

Kendi yağ dokunuz ile dolgu işlemi konusunda yazılmış makaleyi aşağıda okuyabilirsiniz. Kendi yağ dokunuz ile dolgu işlemi hakkında yorumlarınızı ve fikirlerinizi aşağıda paylaşabilirsiniz.

Bu yöntemin uygulaması oldukça basittir. Lokal anesteziyle uygulanabilir. Liposuction kanülü dediğimiz ince bir kanülle, vücudun karın veya basen bölgesinde dirençli yağ dokusundan (derin yağ tabakası) gerektiği miktarda alınır.

Alınan bu yağlar bazı işlemlerden geçirilerek kullanıma hazır hale getirilir. Daha sonra ince bir kanül yardımıyla yanaklar veya dudaklar dolgunlaştırılır veya alın ya da dudak çevresi kırışıkları giderilir. Bu madde isteğe göre ayrı ayrı ya da tüm bölgelere birden verilebilir. İşlem sırasında herhangi bir kesiye ihtiyaç yoktur. Bu nedenle hastada herhangi bir iz kalmaz.

İnsanın kendi yağı veya dokularıyla yapılan dolgu işlemidir. Bu maddeler, kişinin kendi vücudundan alındığı için alerji riski taşımaz. Dolayısıyla bunlar, dolgu maddeleri arasında en güvenilirleridir. Yanaklardaki çöküklükler, alın kırışıklıkları, dudak ve göz kapağı kırışıklarını gidermek ve malar bölge ve dudakların dolgunlaştırılması (augmentationu) için kullanılabilir.

Uygulama esnasında verilen yağın yüzde 50 – 60 kadar bir kısmı, vücut tarafından üç – altı ay içinde resorbe edilir. Geriye kalan yüzde 40 – 50’lik bölüm ömür boyu kalır. İşlem esnasında bir miktar fazla yağın verilmesi, resorbsiyon sonucunda beklentilere cevap verecek sonuçların elde edilmesi için faydalıdır. Uygulamadan 6 – 12 ay sonra tekrar bir – iki seanslık işlem yapılır. Bu şekilde istenilen sonuca tamamen ulaşılır.

Transmed İnternational Medical Center
transmed@transmed.com.tr

Kendi yağ dokunuz ile dolgu işlemi konusu ile ilgili fikirlerinizi, yorumlarınızı ve düşüncelerinizi aşağıda paylaşabilirsiniz.

Benzer yazılar:

  1. Yağ aldırma ameliyatı
  2. Dolgu Maddesi ile Burun Estetiği
  3. Kendi Yağınızla Meme

Kaynak:
Kendi yağ dokunuz ile dolgu işlemi yazisi estetik cerrahi sitesinden alinmistir.

Jinekomasti Erkek Meme Estetiği Soru Cevap

Author: hakan  /  Category: Estetik

Jinekomasti Erkek Meme Estetiği Soru Cevap konusunda yazılmış makaleyi aşağıda okuyabilirsiniz. Jinekomasti Erkek Meme Estetiği Soru Cevap hakkında yorumlarınızı ve fikirlerinizi aşağıda paylaşabilirsiniz.

Jinekomasti

Jinekomasti – Erkeklerde meme estetiği hakkında merak edilen soruların cevaplarını Prof. Dr. Onur Erol, yanıtladı:

Erkekler neden meme estetiği yaptırıyor?

Erkek meme estetiğinin en büyük nedeni ‘jinekomasti’ dediğimiz bir sorundur. Yani erkek memesi, kadınsı bir şekilde büyüyebilir. Ergenlik döneminde gözlenen hormonal dengesizlikler, hormon içeren ilaçların kullanımı, erkek üreme organının gelişim bozuklukları, aşırı alkol ya da uyuşturucu buna neden olabilir. Bu dönemde erkek çocuklarının büyük bir kısmında meme dokusunda büyüme oluşur. Genelde dikkat çekici boyutta değildir ve ergenlik dönemini takiben, bir yıl içinde meme küçülerek normal boyutuna gelir. Ancak bu değişim bazen ilerleyerek devam eder ve meme olması gerekenden daha büyük olarak kalır. Bu büyüme tek taraflı ya da çift taraflı olabilir.

Meme estetiğine erkekler de kadınlar kadar ilgi gösteriyor mu?

Evet kadınlar meme dikleştirme, büyütme ve küçültme gibi uygulamaları tercih ederken, erkekler daha estetik bir görünüm için memelerini küçültmeyi tercih ediyor.

Bu durum özellikle ergenlik döneminde ciddi bir kompleks yaratıyor mu?

Ergenlik ve bunu takip eden genç erkeklik döneminde, kendi ve karşı cinsin vücudundaki değişimleri son derece yakından takip eden gençler; vücudunda oluşan ve karşı cinsin seks karakteri olarak tanımlanan meme büyümesini doğal olarak utanç verici bulabiliyor. Bu nedenle en kolay çözümü de vücudunu saklamakta buluyor ve kendini toplumdan soyutluyor. Bu kişiler, arkadaşlarının yanında soyunmaktan çekinir ve denize dahi girmezler. Bazen içine kapanık, bazen de agresif olabilirler. Aileleri onlara yardımcı olmazsa, bunalıma girebilirler. Zira yanlış bir düşünce ile kendilerinde erkekliğin az olduğunu zannederler. Ayrıca arkadaşlarının kendisiyle alay etmesi de onları üzer ve birçok sorun yaratır.

Operasyondan sonra memenin tekrar büyüme riski var mı?
Bu tür bir jinekomasti olmaz ancak çok ileride vücudun her tarafı yağ toplarsa, orada da yağlanma olabilir.

Meme büyümesi tehlikeli olabilir mi?
Erkeğin testisindeki bir büyüme ile birlikte memede de büyüme olursa, bunun bir tümör olduğunu düşünmek gerekir. Buna bağlı büyümeler, hormon incelemeleriyle hemen belirlenebilir.

Bu sorunun çözümü için mutlaka ameliyat mı gerekli?

Jinekomasti tedavisi, cerrahi bir müdahale yerine basit bir liposuction tekniğiyle uygulanabilir. Yağ dokusunun artmasına bağlı gelişen jinekomastilerde, genelde liposuction yeterli oluyor. Liposuction, meme başı çevresinden açılan küçük deliklerden girilerek yapılıyor. Ancak memenin büyümesinde buradaki dokunun sertliği söz konusuysa, o zaman liposuction yetmiyor. Bunun cerrahi olarak alınması gerekiyor. Cerrahi müdahale için meme başı çevresinden yarım daire şeklinde kesi yapılarak girişim yapılıyor. Buradan girilerek büyümüş meme dokusu çıkartılıyor. Bu tür durumlarda konturların daha düzgün olması için liposuction da cerrahiye eklenebiliyor.

Ergenlik bitmeden gençlerin komplekse girmemesi için bu konuda bir önlem alınabilir mi yoksa erken mi?

15-16 yaşından itibaren meme operasyonu yapılabilir. Genç, memeleri büyüdüğü anda gerekli tetkikler yaptırır ve en kısa zamanda bunlara müdahale edilirse, psikolojik sorunlar da önlemiş olur. Bu nedenle yaz tatili veya sömestrede bize gelen genç erkek hastaların sayısı bir hayli fazladır.

Bir meme operasyonu ne kadar sürüyor?

Ameliyat, memenin büyüklüğü ve uygulanan yöntem ya da yöntemlere göre lokal veya genel anestezi altında yapılabiliyor. Süresi 30 dakika ile 90 dakika arasında değişebiliyor. Hasta genelde ameliyat sonrası hastanede kalmadan aynı gün evine; 1-2 gün içinde de işine dönebiliyor. Girişim sonrasında memenin yeni formunu koruyarak iyileşmesi için, 3 hafta elastik bir bandaj uygulanması gerekiyor.

Herhangi bir sorun olmadan da erkekler estetik yaptırıyor mu?

Böyle bir teknik de mevcut. Bu taktirde kaslarının altına silikon protez yerleştirerek, daha belirgin göğüs kası görünümü elde etmek isteyen kişiler nadir de olsa var. Bu basit bir ameliyattır. Ancak ben kişisel olarak böyle bir ameliyatı erkeklere önermem. Kadınlarda kullanılan silikonun aynısı kullanılır. Bazen kişiye özel silikonlar da hazırlanıyor. Benim çekimser davranmamın nedeni; göğüs kaslarının travmaya maruz kalıp özelliklerini daha çok kaybetme ihtimalinin olmasıdır. Kasın altına silikon yerleşince doğal yapısı bozulur.

Ellenince anlaşılır mı?
Hayır, kesinlikle anlaşılmaz.

Jinekomasti Erkek Meme Estetiği Soru Cevap konusu ile ilgili fikirlerinizi, yorumlarınızı ve düşüncelerinizi aşağıda paylaşabilirsiniz.

Benzer yazılar:

  1. Jinekomasti ( Erkekte Meme Büyümesi ) Videosu ve Resimleri
  2. Jinekomasti Tedavisi Erkekte Meme Büyümesi Videosu ve Resimleri
  3. Saç Ekimi Estetiği Soru Cevap

Kaynak:
Jinekomasti Erkek Meme Estetiği Soru Cevap yazisi estetik cerrahi sitesinden alinmistir.

Meme Estetiği Soru ve Cevapları

Author: hakan  /  Category: Estetik

Meme Estetiği Soru ve Cevapları konusunda yazılmış makaleyi aşağıda okuyabilirsiniz. Meme Estetiği Soru ve Cevapları hakkında yorumlarınızı ve fikirlerinizi aşağıda paylaşabilirsiniz.

Meme Operasyonunun çeşitleri

Protez 3 yerden yerleştirilebilir
·Meme ucundan
·Meme altı katlantısından
·Koltuk altından

Protez 2 şekilde yerleştirilebilir
·Meme dokusu altına
·Kas altına

Protezler 3 çeşittir
·İçi jel silikon dolu
·İçi serum fizyolojik ile şişirebilen
·Soya yağı ile doldurulmuş olanlar.

Operasyon yöntemi

Genel veya bölgesel anestezi altında yukarıda bahsedilen bölgelerden yapılan kesi ile meme dokusu altında bir cep oluşturulur, protez buraya yerleştirilir. Protez meme dokularının hatta istenirse kasın da arkasında kalacaktır. Ameliyat süresi 1 saattir. 1 gece hastanede kalınır. Ameliyattan sonra destekleyici bandaj uygulanır. Ağır aktivitelerden 2-3 hafta sakınması şartı ile 5-7 gün içinde günlük yaşamına dönebilir. 2-3 ay sonra ise protezlerini hissetmezler.

Riskler nelerdir?

Her cerrahi girişimin beraberinde bazı riskler getirir.
·Uzunca bir süre kalabilen istenmeyen iz oluşumu (6 ay ile 1 yıl arası) olabilir.
·Protezin etrafında oluşan fibröz kapsülün sıkılaşması nedeniyle meme daha sert ve sıkı olabilir. Bunu önlemek için ameliyattan hemen sonra göğüs masajı çok faydalı olmaktadır.
·Kesim yerine bağlı olarak meme başı bölgesinde kısmen duyu kaybı olabilir. Bu durum meme başından kesimin yapılmış olması dışında genellikle geçicidir.

Hastaların tereddütleri ve soruları

Soru: Silikon kanser yapar mı?
Cevap: Silikon protezlerle ilerde meme kanseri gelişmesi arasında kanıtlanmış bir ilişki yoktur

Soru: Hangi durumlarda büyütme ihtiyacı doğar?
Cevap: Gebelik ve emzirmelerden sonra küçülen göğüsler.
·Doğuştan küçük olan göğüsler
·Göğsün ameliyatla alınmışolması
·Asimetrik, yani bir göğüs küçük, diğerinin büyük olması halinde küçük göğüse uygulanır.

Soru: Protez emzirmeye engel olur mu?
Cevap: Hayır.

Soru: Protezin parçalanma ihtimali var mı?
Cevap: Ancak göğüs dokusunu delip geçecek, delici veya ateşli silah yaralanmalarında yırtılabilir.

Soru: Protez takılmış göğüslerde mammografi uygulanabilir mi?
Cevap: Evet.

Soru: En sağlıklı olan protez hangisidir:
Cevap: Amaca uygun olarak değişebilir.

Eğer asimetrik bir meme düzeltiliyorsa büyüklüğü ameliyethanede ayarlanabilen serum fizyolojik ile şişirilebilen protezler seçilir. İçi silikon ve soya yağı ile doldurulmuş protezler meme kıvamına daha yakındır, bu nedenle tercih edilir.

Ayrıca yüzeyi pürtüklü ve düz olan szilikonlar mevcuttur. Pürtüklü olanlar daha gelişmiş olan protez türüdür.

Kaynak: Ailem.com

Meme Estetiği Soru ve Cevapları konusu ile ilgili fikirlerinizi, yorumlarınızı ve düşüncelerinizi aşağıda paylaşabilirsiniz.

Benzer yazılar:

  1. Estetik Meme Büyütme Ameliyatı nedir?
  2. Meme göğüs küçültme
  3. Meme dikleştirme

Kaynak:
Meme Estetiği Soru ve Cevapları yazisi estetik cerrahi sitesinden alinmistir.

Lazer Epilasyon Hakkında Herşey

Author: hakan  /  Category: sağlık

Lazer Epilasyonla İlgili Tüm Bilgileri Bu Yazı dizimizde bulabilirsiniz.

İstenmeyen tüylerden kurtulma konusunda yeni bir boyut yaratan lazer epilasyon tekniğinde, lazer ışını cilde herhangi bir zarar vermeksizin doğrudan kıl kökü tarafından emiliyor ve kıl kökünü yok eden yüksek ısıya dönüşür. Lazer ışınının röntgen veya UV ışınlarıyla ilgisi yok, yani, kansorejen değil.

Diğer epilasyon yöntemlerine göre çok daha pratik olan bu teknikle duyulabilecek ağrı minimale iner. İğneli epilasyona kıyasla çok daha ağrısız olan lazer epilasyonda, seans periyodları 2 - 3 ay arasında değişir. Bu nedenle tedavi oldukça rahat yürütülür. Lazer epilasyon yöntemiyle ilgili bilgileri, Lazer Epilasyon uzmanlarına sorduk.

Lazer Epilasyon Nedir?
Lazer epilasyon, lazer teknolojisi kullanılarak, minimum sürede minimum ağrı ve minimum yan etkisiyle istenmeyen tüylerden güvenilir ve etkin bir şekilde kurtulma yöntemidir.

Kullanılan lazer ışını birbirine paralel giden tek renk ve tek dalga boyunda, gözle görülmeyen ışık demetidir. Etkili olmasının ana prensibi, seçici fototermolizdir. Dalga boyu ve atış genişliği ayarlanmış olan lazer ışını, melanin pigmenti tarafından emilir ve kıl folikülünde ısı enerjisine dönüşür. Bu seçici emilim sayesinde cildin üst tabakaları etkilenmeden kıl folikülü tahrip edilmiş olur. Lazeri diğer metodlardan ayıran ana özellik, kılı çevreleyen dokunun zarar görmemesi ve sadece kıl kökünün etkilenmesidir. FDA, 1997 yılında lazer epilasyon tedavisinin güvenir, etkin ve kalıcı bir yöntem olduğunu onayladı.

Lazer epilasyonun avantajları neler?

Lazer epilasyon vücudun tüm bölgelerinde rahatça uygulanır. Diğer epilasyon türlerine göre işlem oldukça kısa sürer ve epilasyondan sonra hastalara herhangi bir kısıtlama yapılmaz (duş almamak,denize girmemek v.b.). Lazer epilasyonun başarıya ulaşma süreci kişisel faktörlere bağlı olarak değişir. Beyaz tenli ve koyu renk tüylenmesi olanlar, esmer ve açık renk tüylenmesi olan kişilere kıyasla daha kısa sürede sonuca varabilirler. Ayrıca yapılan çalışmalar 35 yaş üstü olan kişilerde epilasyonun daha başarılı olduğunu gösterir.

Lazer epilasyon, lazer teknolojisi kullanılarak, minimum sürede minimum ağrı ve minimum yan etkisiyle istenmeyen tüylerden güvenilir ve etkin bir şekilde kurtulma yöntemidir.

Kullanılan lazer ışını birbirine paralel giden tek renk ve tek dalga boyunda, gözle görülmeyen ışık demetidir. Etkili olmasının ana prensibi, seçici fototermolizdir. Dalga boyu ve atış genişliği ayarlanmış olan lazer ışını, melanin pigmenti tarafından emilir ve kıl folikülünde ısı enerjisine dönüşür. Bu seçici emilim sayesinde cildin üst tabakaları etkilenmeden kıl folikülü tahrip edilmiş olur. Lazeri diğer metodlardan ayıran ana özellik, kılı çevreleyen dokunun zarar görmemesi ve sadece kıl kökünün etkilenmesidir. FDA, 1997 yılında lazer epilasyon tedavisinin güvenir, etkin ve kalıcı bir yöntem olduğunu onayladı.

Lazer epilasyonun avantajları neler?

Lazer epilasyon vücudun tüm bölgelerinde rahatça uygulanır. Diğer epilasyon türlerine göre işlem oldukça kısa sürer ve epilasyondan sonra hastalara herhangi bir kısıtlama yapılmaz (duş almamak,denize girmemek v.b.). Lazer epilasyonun başarıya ulaşma süreci kişisel faktörlere bağlı olarak değişir. Beyaz tenli ve koyu renk tüylenmesi olanlar, esmer ve açık renk tüylenmesi olan kişilere kıyasla daha kısa sürede sonuca varabilirler. Ayrıca yapılan çalışmalar 35 yaş üstü olan kişilerde epilasyonun daha başarılı olduğunu gösterir.

Tedavinin süresini kısaltmak için, hastaların seans aralarında çıkan tüylere ağda, ip, cımbız gibi yöntemler uygulamamaları gerekir.

Lazer epilasyon, ciltte kalıcı izler bırakmaz. İşlem sonrası uygulama yapılan bölgede hafif bir pembeleşme olması doğal sayılır. Bu renk değişikliği birkaç dakikadan birkaç saate uzayabilir. Bunun dışında ciltte herhangi bir etki yaratmıyor.

Gebelik ve emzirme dönemlerinde lazer tedavisine ara vermek gerekir. Lazer epilasyon tedavisi yaptırmayı düşünen kişilerin dikkat edecekleri tek nokta, istedikleri bölgenin bronzlaşmasını tedavi süresince en aza indirmek. Çünkü bronz tene yapılan işlemde lazer dozu çok düşük tutulmak zorunda. Bu da tedavi etkinliğini azaltan bir faktör. Son derece pratik, güvenli, ağrısız olan bu yöntemde infeksiyon riski kesinlikle yok. Yeni sayılabilecek bir yöntem olmakla birlikte, bugüne kadarki araştırmalar, lazer epilasyon tedavisinin herhangi bir yan etki veya kalıcı zarar yaratmadığını gösteriyor.

Bu yöntem ne kadar zaman alır?

Tedavi, seri şekilde lazer atışlarından oluşur. Her bir lazer atışı yaklaşık 1 santimetre karelik bölgeyi etkiler. Bu da yaklaşık 10 kıl kökünün etkilenmesi demektir. Tedavi edilecek alanın genişliğine göre seans süreleri değişir.

Bu yöntemle istenilen sonuca ulaşmak, tekrarlanan seanslarla mümkündür. Tedavi süresinin uzunluğu uygulanan bölge, hastanın yaşı, cilt rengi, hormonal durumu gibi birçok faktöre bağlı olarak farklılıklar gösterir. Cilt rengi açık, kıl rengi koyu olan kişilerde sonuç daha kısa sürede elde edilir. Çünkü koyu ciltli insanlarda (cildinde daha çok melanin olanlarda) cilt lazer ışınını absorbe etme konusunda kılla benzerlik gösterir. Bu nedenle koyu ciltlere daha düşük dozda enerji uygulanır. Bu da tedavi süresini uzatır. Melanin pigmenti yönünden zengin olan koyu renk kıllarda emilim çok yüksek olacağı için, sonuç kısa sürede elde edilebilir.

Kişilerin hormanal dengeleri, tedavi seyri açısından önemli bir faktördür. Aktif hormonal bozukluğu olan kişilerde vücut yeni kıl kökleri üretebileceği için, bu tedaviden fayda görmeleri çok uzun sürebilir. Bu nedenle önce hormonal denge sağlanmalı, daha sonra lazer epilasyona geçilmelidir. Zira lazer epilasyonla varolan kıl kökleri tahrip edilebilir. Yeni kıl köklerinin oluşmasının önüne geçilemez. Tedaviden faydalanmada yaş önemli bir faktördür. Vücudun kıl kökü yaklaşık 20 yaşında son bulduğundan dolayı, bu yaştan sonra tedaviye başlanmalıdır.

Yapılan istatistiki çalışmalara göre kadınlar bu tedaviden, erkeklere göre daha kısa sürede sonuç alıyor.

Kalıcı Epilasyon

Kalıcı epilasyon IPL ( Intense Pulse Light ) sistemi ile çalışan Plasmalite cihazı ile yapılmaktadır

IPL (Plasmalite) teknolojisinin alışılmış lazer terapisinden farkı nedir?
IPL tekniği (Intenses Pulsed Light), lazer teknolojisinin sürekli olarak gelişmesi ile ortaya çıkmıştır. Yüksek enerjili empülsiyona sahip bir flaş ışığı elde etmek için burada da lazerle bağlantılı bir ışık demeti kullanılır.
Alışılmış lazer ışığının aksine IPL teknolojisi kişiye özel deri özelliklerini algılayabilir ve bu nedenle çok daha az yan etkiye sahiptir.

Özel etki mekanizmasi sayesinde (deri üzerinden de tüy köküne doğru) lazerli epilasyonun aksine (sadece tüyün üzerinden tüy köküne) her türlü tüy ve deri tiplerine tedavi uygulanabilir.

Plasmalite nasil çalışır?
Plasmalite epilasyon sistemi, benzersiz ve patentli bir floresan teknolojisiyle yüksek enerjili ışık kullanır. Bir atım kırmızı yoğun ışık deriye penetre olur. Kıl gövdesi ve kıl kesecikleri, etrafını saran dokulardan daha fazla pigment taşır. Bu nedenle, ışığı daha fazla emer, bu da sıcaklık derecesini yükseltir. Sıcaklık derecesi 70°C civarına çıktığında, aktif hücrelerdeki proteinler yıkılır ve kıl kesecikleri (kökleri) ölür. Atım süresi tek değiştirilebilir ayardır. Geri kalan her şey atım süresine bağlı olarak otomatik bir biçimde ayarlanır. Bu kadar kolay bir taşıma ve operasyonla, her zaman tüm hastalarda mükemmel sonuçlara ulaşmak mümkündür.

Tedavi nasıl hissedilir?
Tedavi süreci hemen hemen tamamen ağrısız ve acısızdır. Derinin üst yüzeyinde (epidermis) bulunan hücreler ısınarak dermisi ısıtır. Atım vuruşundan önce soğutucu bir jelin topikal olarak uygulanması, ince epidermisin soğuk kalmasını sağlar, bu da ağrı duygusunu en aza indirger. Çoğu hasta minimal düzeyde bir rahatsızlık hisseder, ancak bu rahatsızlık hissi de hafif bir yanma sızlama ya da karıncalanma hissinden öte bir şey değildir.

Kaç tedavi seansına ihtiyaç vardır?
En dramatik değişiklikler genellikle ikinci tedaviden sonra ortaya çıkar. Hastaların çoğunda 3-5 tedaviye gerek duyulur, fakat çok az sayıda hastada ekstra tedavi seansları gerekebilir.

Seans sayısındaki farkların nedeni nedir?
Gerekli tedavi seansıı sayısı, kıl büyümesinin yoğunluğuna ve yerine bağli olarak çeşitlilik gösterir. Vücut kıllarının yaklaşık %30′u normal olarak büyüme fazında bulunur. Geri kalanı uykudadır, henüz daha geri aşamalardadır ve ışığı ememez. Her tedavi seansında büyümekte olan kılların %60-95′i temizlenebilir.

Tedavi hızı nedir?
Her bir atım, 10