solar modules

Canlı Para başvuru formları canlipara.info’da

Author: hakan  /  Category: Estetik

Canlı Para başvuru formları canlipara.info’da konusunda bilgilere bu yazida ulasabilirsiniz. Canlı Para başvuru formları canlipara.info’da resimleri, Canlı Para başvuru formları canlipara.info’da fiyatları, Canlı Para başvuru formları canlipara.info’da çeşitleri, Canlı Para başvuru formları canlipara.info’da hakkında bilgi içermektedir.

Bir Milyon Canlı Para‘da heyecan dorukta. Engin Altan Düzyatan’ın sunumuyla Canlı Para yayınlandığı ilk günden beri Türkiye’de reytingleri alt üst ediyor. Özellikle daha ilk gün Arka Sokaklar, Türk Malı gibi birçok yapımı geride bırakarak gün ikincisi olan Canlı para haftaiçi her gün Show Tv’de yayınlanıyor. Ancak saat değişmekte. Pazartesi 23:00, Salı 20:00, Çarşamba yine 23:00 ve Perşembe 20:00′de izleyebilirsiniz. Şu ana kadar ilk dört bölümde iki yarışmacı çift para ödülüyle ayrıldı. İlki iki genç ikiz kardeşti. Bir milyon canlı para‘nın bugünkü bölümde 150 bin lira kazanan ikili yarışmadan mutlu ayrıldı. İkinci çift ise 75 bin lira ile evine döndü.

canlı para formu da merak edilenler arasında zira birçok insan arama motorları ve Google başta olmak üzere birçok mecrada bu yarışmaya başvuru formunu arıyor. Yarışmaya başvurmak için http://www.canlipara.info adresinden faydalanabilirsiniz. 1 Milyon Canlı Para için iyi seyirler dileriz. Canlı Para‘nın yayın saatleri hakkında bilgi almak için Show Tv’nin yayın akışı sayfasına bakabilirsiniz.

Benzer yazılar:

  1. Canlı Para: bu yarışmayı kaçırmayın!
  2. Canlı Para 25 ekim’de show tv’de başlıyor!
  3. Canlı Para birmilyoncanlipara.net ‘te başladı

Kaynak:
Canlı Para başvuru formları canlipara.info’da yazisi estetik cerrahi sitesinden alinmistir.

Canlı Para: bu yarışmayı kaçırmayın!

Author: hakan  /  Category: Estetik

Canlı Para: bu yarışmayı kaçırmayın! konusunda bilgilere bu yazida ulasabilirsiniz. Canlı Para: bu yarışmayı kaçırmayın! resimleri, Canlı Para: bu yarışmayı kaçırmayın! fiyatları, Canlı Para: bu yarışmayı kaçırmayın! çeşitleri, Canlı Para: bu yarışmayı kaçırmayın! hakkında bilgi içermektedir.

Türkiye’nin en çok kazandıracak yarışma programı Canlı Para 25 ekim’de Show Tv’de başlıyor. Tüm ülkenin merakla beklediği bu yarışma yurtdışında yayınlandığı her ülkede reyting rekorları kırdı. Almanya’da ilk yayınlandığı gün 10 milyona yakın insanın izlediği Canlı para‘da ödül tam 1 milyon lira ve 1 dakika içinde bu ödülü kazanabilmek mümkün. Bir Milyon Canlı Para ismiyle de bilinen yarışma Endemol Türkiye format firması tarafından ülkemize getirildi. Bir Milyon Canlı Para‘nın yapımcısı bu firma aynı zamanda Fear factor ve Wipeout gibi programları da ekranlarımıza taşımıştı.

Programa başvuru formunun paylaşıldığı ayrıca günlük bilgilerin verildiği Canlı Para fan sitesi de açıldı. http://www.canlipara.gen.tr adresinden ulaşabileceğiniz 1 Milyon Canlı Para sitesinde Canlı Para başvuru formu da bulunuyor. Umuyoruz ki beklediğinize değecek. 25 ekim’i bekleyin, Türk Malı’ndan hemen sonra saat 22:30′da Show Tv ekranlarında olun!

Benzer yazılar:

  1. Canlı Para 25 ekim’de show tv’de başlıyor!
  2. Canlı Para birmilyoncanlipara.net ‘te başladı
  3. Canlı Para başvuru formları canlipara.info’da

Kaynak:
Canlı Para: bu yarışmayı kaçırmayın! yazisi estetik cerrahi sitesinden alinmistir.

Bebek beslenmesinin gelişim açısından önemi

Author: hakan  /  Category: Estetik

Bebek beslenmesinin gelişim açısından önemi konusunda bilgilere bu yazida ulasabilirsiniz. Bebek beslenmesinin gelişim açısından önemi resimleri, Bebek beslenmesinin gelişim açısından önemi fiyatları, Bebek beslenmesinin gelişim açısından önemi çeşitleri, Bebek beslenmesinin gelişim açısından önemi hakkında bilgi içermektedir.

bebek beslenmesi konusunda annelerin bilinçli olması bebek gelişimi ve sağlığı açısından son derece önemlidir.
Dünyaya yeni gözlerini açan bebeğinizin kilosu 3.0-3.5 kg civarındadır.
Bu bebeğin bebek gelişimi aşamalarına parelel bir biçimde kilosunun ve boyunun uzaması aldığı gıdalardan geçer.
Bunun en başında kesinlikle anne sütü gelir.Vücuttaki hücrelerin aktivitesi için gerekli gıdalar karşılanamıyorsa bebekte gelişim gerilikleri gözlenebilir.
Bebeğin sağlıklı gelişimine etki eden beslenmenin yanında kalıtım ve çevresel etmenleride sayabiliriz.
Genetiğe bağlı olarak boyu kısa insanların boyu iyi beslenmesyle uzun boylu olamaz.

Benzer yazılar:

  1. Karnınızda büyüyen bebek neye benziyor?
  2. İstanbul ve Tüp Bebek Merkezleri
  3. Bebek Emzirmek ve Göğüsleriniz

Kaynak:
Bebek beslenmesinin gelişim açısından önemi yazisi estetik cerrahi sitesinden alinmistir.

Yara Nedir Yara İyilesmesi

Author: hakan  /  Category: Estetik

Yara Nedir Yara İyilesmesi konusunda bilgilere bu yazida ulasabilirsiniz. Yara Nedir Yara İyilesmesi resimleri, Yara Nedir Yara İyilesmesi fiyatları, Yara Nedir Yara İyilesmesi çeşitleri, Yara Nedir Yara İyilesmesi hakkında bilgi içermektedir.

Yara Nedir, Yara İyileşmesi

Yara iyileşmesi, uzun süre, canlılık işlevinin doğal bir parçası gibi kabul edilmiştir. Ancak, birçok yaranın kendiliğinden iyileşirken, bazılarının iyileşmediği veya kötü izler bırakarak kapandığı dikkati çekmiştir. Yara ile ilgili sorunlar, hekimlerin her gün karşılaştığı olaylardandır. Bu konuda hastaya hizmet verecek olan kişinin olayın genişliğini ve ne yapması gerektiğini bütün incelikleri ile bilmesi gerekmektedir.

Yaralar değişik şekil, tür ve derinlikte olur ve buna göre isimlendirilirler. En basit olanı ve sık görüleni “sıyrık”lardır. Epiderma tam veya yüzeysel olarak tahrib olur ve bütünlüğü kaybolur. 7 mm’den daha ufak çapta veya iki kenarı 1 cm’den daha az olarak birbirinden ayrılmış sıyrıklarda de-fekti fibrin kaplar ve iyileşme işlemi esnasında yarayı dış ortamdan korur.

Yaraların İyileşmesi

Bıçak, kurşun, vd. gibi delici aletlerin oluşturdukları yaralara “laserasyon” denir. Darbeyi yapan aletin özelliğine göre yara vücut dokularının derinliğine iner; bazen keskin kenarlı basit kesik halinde, bazen kenarları parçalanmış, nekrotik dokular gelişmiş ve doku harabiyeti oluşmuş karmaşık bir yaralanma şeklinde meydana çıkar.

Kunt darbe ve güçlü ezilmelerin oluşturduğu yaralara “yumuşak doku travmaları” denir. Geniş veya dar bir alanda cild, ciltaltı, adale dokusunun ezildiği, nekroze olduğu ve büyük doku kayıpları geliştiği izlenir.
Cerrahi girişim esnasında yapılan, planlı ve doku tabakalarına saygılı kesilere “insizyon” denir. Doku kaybı yoktur ve yara kolavca tabakalar halinde karşılaştırılarak dikilip eski haline getirilebilir.

Yara iyileşmesinin kendine özgü evreleri ve şartları olduğu izlenmiştir. Bu temel gelişme modeli bütün yaralar için geçerli olmaktadır.

İyileşme Evreleri ve Yaraların Çabuk İyileşmesi

Bir yaranın iyileşmesi için üç evrenin birbirini takiben gerçekleşmesi gerekir. Bunlar: 1) İnflamas-yon fazı, 2) Kollagen sentezi fazı, 3) Nedbe olgunlaşması fazıdır. Yara iyileşmesinde en önemli özellik, bir faz tamamlanmadığı takdirde takibeden fazın başlamaması ve iyileşmenin durmasıdır

1. İnflamasyon fazı: Yara konarları birkaç mm ayrılmış, uzunluğu 1-1.5 cm kadar olmuş bir deri kesiği veya ameliyat yapıldıktan sonra dikilip kapatılmış bir ameliyat kesişi düşünelim. Kesilme işlemi başladığı andan itibaren ilk on dakika içinde yara bölgesinde lokal olarak şiddetli vazokonstriksiyon başlar. Bu işlem sonucu, yara bölgesindeki kapiller damarlar ve arteriorlerde daralma olur; trombosit ve fibrinojenin yardımı ile kanda pıhtılaşma işlemi başlar ve yaralanma ile meydana çıkan kanama durur.

Yaralanmadan 10-15 dakika sonra, yara bölgesindeki mast hücrelerinden kalikrein, bradikinin, histamin, v.d. gibi maddeler hücre dışına çıkıp bölgeyi etkileri altına alırlar. Bu maddeler vazoaktif etkiye sahip olduklarından, yara bölgesinde şiddetli vazodilatasyon başlar ve damar permeabilite-si çok artar. Bu işlem sonucu lokosit, monosit, trombosit ve plazma, damar yatağından dışarı çıkar ve yara bölgesine göç eder. Monositlerden makrofajlar oluşur.

Yaralanma bölgesine ulaşan lokositler ve makrofajlar, yaraya bulaşmış olan bakterileri fagosite etmeye başlarlar. Makrofajlar aynı zamanda 20 kadar değişik sitokin salgılayıp inflamasyon fazının oluşmasını sağlar. Bu inflamatuar gelişmeler ve yabancı cisimleri ortadan kaldırma işlevi sonunda bölgede bakteri kalıntısı, tahrib olmuş lokositler, doku döküntüleri, bulaşmış yabancı cisimler ve plazma bir araya gelerek kirli beyaz renkte koyu kıvamda bir sıvı oluştururlar.

Cerahat veya abse adını verdiğimiz bu sıvının oluşması ile inflamasyon fazı tamamlanır. Bu faz yaranın derinlik ve genişliğine ve doku kaybı miktarına göre değişir; yaralanmayı takibeden 3-5 gün içinde tamamlanır. Oluşan cerahatin kendiliğinden veya cerrahi yöntemlerle dışarı akıtılması veya yara bölgesinin bu maddelerden temizlenmesi ile ikinci fazın başlaması için uygun zemin hazırlanmış olur.

2. Kollajen sentezi fazı: Yaranın temizlenmiş olduğu 3-5. günlerden itibaren başlar ve 15-21. günlere kadar devam eder. Bu evrede, komşu me-zenşim dokularından yara bölgesine doğru fibrob-lastların göç etmeye başladığı izlenir. Fibroblastlar önce mukoprotein ve polisakkarit üretirler. Daha sonra, kandaki amino asitlerden, spiral yapıda olan kollajen zincirini oluştururlar. Kollajen zincirleri halat gibi birbirleri üzerine sarılarak kolajen lifleri oluştururlar.

Kollajen lifleri, polisakkarit ve mukoproteinler ile birleşerek yara bölgesinde güçlü bir yapı oluşturur ve yaranın iki duvarı arasında eskisi kadar sağlam bir köprü kurarlar.

Kollajen üretimi yeterli olunca yarada fibroblat-lar kaybolmaya başlar ve ikinci evre tamamlanıp üçüncü evreye zemin hazırlamış olur.

3. Nedbe olgunlaşması fazı: İkinci evrenin tamamlanmasından sonra başlar ve 6 ay kadar devam eder. Birikmiş ve yarayı örmüş olan kollajen lifleri içinde belli bir kollajen yapım-yıkım dengesi kurulur. Bu işlem ile, kollajen ağı organize bir yapı şekline dönüşür. Bu devrede kollajen sentezi ısrarlı biçimde devam ederse “hipertrofik nedbe” veya “eskar” olarak adlandırılan kabarık, sert ve yaraya çirkin görüntü veren bir doku oluşur. Eğer kolaljen yıkımı çok fazla olursa yumuşak, dayanıksız ve ince bir doku meydana çıkar.

Bu evrenin en önemli özelliği “remodelasyon-yeniden şekil alma” işlevinin başlamasıdır. Yaş, cinsiyet ve yaralanma bölgesi gibi unsurların etkisi altında olan bu işlev, yara bölgesinin eski halini alması ve fonksiyonuna kavuşması amacına yöneliktir. Bu işlev, kollajenin sentez-yıkım dengesine ve yara kontraksiyonu miktarına da bağlıdır.

İyileşme Şartları ve Yaraların Çabuk İyileşmesi İçin

Yaranın iyileşmesi için birbiri ardına devam eden bu evreleri olumlu veya olumsuz yönde etkileyen bazı unsurlar vardır. Bunlara kısaca aşağıda değinilmiş olup, çoğu kez bilinçli tedbir ve tedavilerle seyir olumlu yöne doğru çekilebilmektedir.

Enfeksiyon: Yara bölgesinde inflamasyon ürünü olan cerahatin birikmesi, geniş yumuşak doku yaralanmalarında cerrahi tedavinin geciktirilmesi, yarada yabancı cisim varlığı, antibiyotik veya şimiyote-rapötik uygulamanın ihmal edilmesi gibi unsurlar inflamasyon fazının çok uzun sürmesine ve iyileşme işlevinin ertelenmesine neden olurlar. Bu nedenle, iyileşmenin ilk şartı yarada enfeksiyon yapabilecek bütün unsurların ortadan kaldırılması, yeterli drenaj sağlanması, cerrahi imkanların kullanılması ve uygun antibiyotiklerin verilmesi olmaktadır.
Kan dolaşımı: Yaranın iyileşmesi o bölgedeki kan dolaşımının tam olmasına bağlıdır. Bu nedenle, yara kenarlarının gergin olarak kapatılması, bölgeyi besleyen ana arterin bağlanması, vd. gibi dolaşımı kısıtlayan bütün unsurların dikkatle ortadan kaldırılması gerekir.

Varisli bacaklarda, diyabetik hastaların ekstre-mitelerinde, felçli bölgede, end arterini hastalarda gelişen yaralar dolaşımın kısıtlanmış olması nedeniyle kronikleşirler ve iyileşmezler.

Keza, kan hacmi eksik olan, eritrositleri yetersiz olan ve kan proteinleri azalmış bulunan hastalarda da aynı nedenle iyileşme işlevi çok yavaş seyreder.

Tabakalar halinde dikilme: Yara kapatılırken kenarlarının tabakalar halinde ve aynı tür iki dokunun karşılaştırılıp gergin olmaksızın ince dikiş ma-teryeli ile dikilmesi gerekir. Değişik türde dokular birbiri ile karşılaştırılıp dikilirse, ölü boşluklar oluşabilir; iyileşme işlevi yavaşlar, kollajen sentezi kısıtlanır, yaranın gerilmeye dayanıklığı azalır ve beklenen iyileşme gerçekleşemez.

Beslenme durumu: İleri derecede beslenme bozukluğu olanlarda, kısa sürede çok kilo kaybetmiş hastalarda, avitaminoz gelişenlerde yara iyileşme işlevi çok yavaşlar. Keza C vitamini eksikliği de iyileşmeyi geciktirir. Hastalarda bu eksikliklerin mutlaka yerine konması ve beslenme durumunun düzeltilmesi gerekir.
Kortikosteroid alımı: Bu ilaç günümüzde birçok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Korti-kosteroidler yarada inflamasyon fazının uzamasına ve kollajen sentezinin durmasına sebep olurlar. Bu nedenle, yara iyileşmesi esnasında kortikosteroid alımının durdurulması gerekir.

Sitostatik ilaçlar ve ışın tedavisi: iyileşme işlevini geciktirirler. Bu nedenle, ameliyatı takiben ilk üç hafta içinde kullanılmazlar. Muhakkak kullanılmaları gerekiyorsa yaranın tamamen kapandığından emin olmak gerekir.
Temel Tanımlamalar

Yara ile ilgili hususları ve gelişmeleri tarif edebilmek için bazı deyimler kullanılır. Bunlara kısaca aşağıda değinilmiştir.

Yara iyileşmesi tipleri: Klasik bilgi olarak, günümüzde halen geçerli olan üç tip yara iyileşmesi mevcuttur. Bunlar: primer, sekonder ve tersiyer yara iyileşmeleridir

A. Primer yara iyileşmesi: Bıçak, vd. gibi keskin kesicilerle dokular kesilip birbirinden ayrıldığında, eğer doku defekti gelişmemişse, ayrılan tabakalar kolayca karşılaştırılıp dikilir ve yara eski haline getirilir. Ameliyat yarası bunun tipik örneğini oluşturur. Bu işlem “primer sütür” olarak da adlandırılır.

B. Sekonder yara iyileşmesi: Açık, kirlenmiş, en-fekte olmuş veya doku defekti gelişmiş yaralar karşılaştırılıp dikilirse gerginlik olur ve iyileşme esnasında oluşan inflamatuar artıkları drene etmek imkanı olmaz. Böyle yaralar açık bırakılıp basit, emici bir pansuman ile örtülüp inflamasyon fazının gelişmesi ve enfeksiyonun tamamen iyileşmesi beklenir. Daha sonra, bu bölgede yumuşak granülasyon dokusu oluşur ve üzerini epitel dokusu kaplar. En-fekte yumuşak doku yaralanmaları. ısırıklar, ezici aletlerin oluşturduğu yaralar bunun tipik örneğidir. Buna “spontan iyileşme” de d enir.

C. Tersiyer yara iyileşmesi: Sekonder yara iyileşmesine terkedilmiş yaralarda enfeksiyon tamamen temizlendikten sonra, ameliyathanede steril şartlarda, yara tekrar tabakalar halinde kapatılır. En-fekte yumuşak dokuların tedavisi bunun tipik öne-ğini teşkil eder. Buna “gecikmiş primer sütür” de denir.
Granülasyon dokusu: inflamasyon fazı tamamlanmış ve enfeksiyon tamamen geçmiş, dışa açık olan ve karşılaştırılıp kapatılmamış bulunan yaralarda kollajen sentezi fazı durur veya çok yavaşlar; yaranın tabanında çok kolay kanavan, yumuşak, dokunulduğunda civarından kolayca ayrılabilen, dayanıksız kırmızı bir doku gelişir. Buna “taban dokusu” veya “granülasyon dokusu” denir. Bu dokunun varlığı, iyileşme işlevinin geciktiğini gösterir. Bu durumda, gecikmiş primer sütür ile tedavi veya granülasyon dokusu cild düzeyine kadar yükselip tabanı doldurduğunda konan cild greftle-ri ile bütünlük sağlanır.

Yara kontraksiyonu ve kontraktür tedavisi (Keloid):

Açık yarada bir taraftan granülasyon dokusu gelişirken, diğer taraftan yara kenarından yaranın merkezine doğru epitel ilerlemesi olur. Granülasyon dokusunun gelişme hızı çok fazla olduğundan, bu doku normalde olması gereken düzlemi aşıp dışarı doğru gelişmeye başlar. Bu gelişmenin üstünü epitel kapladığında, tabanı yaranın genişliğine uyan, büzüşük bir kum tepeciği şeklinde oluşum meydana çıkar. Yaradaki fibroblastlar kontraktil proteinler içerirler. Bunlar yarayı merkeze doğru çekmeye başlar. Böylece, kendi haline bırakılmış yaralarda 1-3 ay sonra kabarık, merkeze doğru çekilmiş, deforme, esnekliğini kaybetmiş bir doku oluşur (kontraktür, keloid).
Kontraktürler mafsal civarında olursa, mafsalın hareketlerini kısıtlar ve çoğu kez mafsalı fleksiyon halinde tesbit eder. Büyük kontraktürlerin yüzeyinde oluşan epitel dokusu kötü geliştiğinden ve beslenmesi bozuk olduğundan kolayca tahrip olur; bu zeminde cilt kanseri gelişmesi ensidansı çok fazladır. Bu gibi nedenlerle, kontraktür dokusunun gelişmesinin işin başında engellenmesi (ekstremi-telerin ekstansiyon şeklinde atellenmesi, grefleme, vd.) gerekir. İhmal edilmiş, oluşmuş ve yerleşmiş kontraktürlerin tümü ile çıkarılması ve bölgenin cild grefi ile kapatılması şarttır.

Hipertrofik nedbe: Küçük yaralarda, ameliyat ensizyon yerlerinde, baş ve boyunda olan travma-tik yaralanma ve laserasyonlardan sonra tamir için konmuş iri ve kaba dikişler bir süre sonra (21-30 gün) yara yerinde kabarık ve kırmızı bir kontraktür oluşturur. Kendi haline bırakılırsa, çirkin eskar dokusuna dönüşebilir; fakat kontraktür ve keloidden farkı, hipertrofik nedbenin basit tedbir ve işlemlerle kolayca tedavi edilebilmesidir.

Hipertrofik nedbe gelişmeye başladığında, iki-üç hafta süre ile dışarıdan baskı uygulanması veya o bölgenin elastik bandaj ile basınç altında tutulması olayın gelişmesini durdurur. Zira gelişmenin nedeni, o bölgenin fazla kanlanmakta olmasıdır. Ameliyattan 3-5 hafta sonra gelişmekte olan kontraktür dokusu içine kortizon enjekte etmek (Depo Medrol, Kenakort depo) ve bunu 2-3 haftada bir, birkaç kez tekrarlamak kontraktür dokusu gelişmesini durdurmaktadır.

Kronik yara: Varis zemininde gelişmiş ülserler, endarteritli ekstremitede oluşan yaralar ve şu tedavisi görmüş bölgede gelişen lezyonlarda kan dolaşımı bozukluğu nedeniyle iyileşme çok yavaş olur; zayıf bir fibrotik doku gelişir veya yara hiç kapanmaz. Bunlara “atonik yara” da denir; dolaşım dü-zelmedikçe iyileşme işlevinin tamamlanmasını beklememek gerekir.

Dekubitus ülseri: Yatalak olan hastaların veya ameliyat nedeniyle uzun süre yatması gereken kişilerin, kemiklerinin cilde çok yakın olduğu sakrum ve kalkaneus bölgelerinde devamlı baskı ve dolaşım kısıtlanması sonucu gelişen varalara denir. Asıl neden, baskının dolaşımı kısıtlaması olup çarşaf kırışıklıkları, çarşafın idrar ve gaita ile ıslanıp hastanın cildini tahriş etmesi, vd. gibi unsurlar yarayı başlatan sebep olur ve kronikleşmesine yardım ederler. Dekubitus ülserinde önlem çok etkili olur. Sakrum ve kalkaneus bölgelerinin lastik simitlerle korunması, çarşafın kırışıksız ve kuru tutulması, şüpheli bölgelerin masaj ile korunması ve uzun süre yatacak olan hastaların havalı anti-dekubitus yatakta yatırılması dekubitus gelişmesini önler.

Benzer yazılar:

  1. Yara izleri
  2. Yara Skar Jilet Faça izi giderme
  3. Yanık Yara Dövme İzi Tedavi Videosu

Kaynak:
Yara Nedir Yara İyilesmesi yazisi estetik cerrahi sitesinden alinmistir.

Ayak kokusu için bitkisel çözümler

Author: hakan  /  Category: Estetik

Ayak kokusu için bitkisel çözümler konusunda bilgilere bu yazida ulasabilirsiniz. Ayak kokusu için bitkisel çözümler resimleri, Ayak kokusu için bitkisel çözümler fiyatları, Ayak kokusu için bitkisel çözümler çeşitleri, Ayak kokusu için bitkisel çözümler hakkında bilgi içermektedir.

Ayak Kokusunu gidermeye Gereken Şifalı Bitkiler:Kına, Ada çayı, Havuç, Akhuş ağacı, Sirke
Hazırlanış Şekli:* Kına ve sirke suda kaynatılır. Elde edilen su ile ayaklar yıkanır.
* Ada çayı rendelenmiş havuç ile birlikte suda kaynatılır. Süzülerek elde edilen su ile tedavi müddetince ayaklar bol bol yıkanır.
* Akhuş ağacının yaprakları kurutulduktan sonra ufalanmadan kaynatılır. Süzülerek elde edilen sıvı ile yatmadan önce ayaklar bol bol yıkanır.

Ayrıca bildiğimiz çayı ılık bir şekilde 10 dakika ayaklarımızda bekletirsek 10 gün içinde ayak kokusunun sona ereceğini göreceksiniz.

Benzer yazılar:

  1. Ağız kokusu nasıl geçer
  2. Ayaklar bakım ister4
  3. Bitkisel çaylar

Kaynak:
Ayak kokusu için bitkisel çözümler yazisi estetik cerrahi sitesinden alinmistir.

ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİ ve EMZİRME ÖNERİLERİ

Author: hakan  /  Category: Estetik

ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİ ve EMZİRME ÖNERİLERİ konusunda bilgilere bu yazida ulasabilirsiniz. ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİ ve EMZİRME ÖNERİLERİ resimleri, ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİ ve EMZİRME ÖNERİLERİ fiyatları, ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİ ve EMZİRME ÖNERİLERİ çeşitleri, ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİ ve EMZİRME ÖNERİLERİ hakkında bilgi içermektedir.

ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİ…

GEBELİK SIRASINDA MEMEDE NE GİBİ DEĞİŞİKLİKLER OLUR?
ANNE SÜTÜNÜN FAYDALARI …
SÜT YAPIMI NASIL BAŞLAR ?
ANNE SÜTÜNÜN GÖRÜNÜMÜ NASILDIR?
SÜT MEMEDEN NASIL AKAR?
EMZİRME SIRASINDA SÜT AKIMININ DEVAMLILIĞI NASIL SAĞLANIR?
SÜT YAPIMININ DEVAMLILIĞI NASIL SAĞLANIR?
EMZİRMEYE NE ZAMAN BAŞLAMALISINIZ?
BEBEK MEMEYE NASIL YERLEŞTİRİLMELİDİR?
BEBEK MEMEYİ NASIL DAHA İYİ KAVRAR ?
BEBEK NASIL EMER?
EMZİRME POZİSYONLARI …
BEBEĞİNİZİ HANGİ SIKLIKLA BESLEMELİSİNİZ?
EMZİRİRKEN HER İKİ MEME DE VERİLMELİ Mİ?
GECELERİ EMZİRME GEREKLİ Mİ?
EMZİRDİKTEN SONRA BEBEĞİN GAZI NASIL ÇIKARILIR?
MEME BAŞI TEMİZLİĞİ NASIL OLUR?
ANNE NASIL BESLENMELİ ?
SÜT NASIL SAĞILIR?
ELLE SAĞMA İŞLEMİNİN BASAMAKLARI …
ANNE SÜTÜNÜN SAĞILMASI, SAKLANMASI ve BEBEĞE VERİLMESİ …
SÜT POMPASI TİPLERİ …
YENİ SAĞILMIŞ ANNE SÜTÜNÜN SAKLANMASI …
ANNE SÜTÜNÜ ARTIRMAK ve YENİDEN BAŞLATMAK …
ANNELER İÇİN GENEL BİLGİLER …




ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİ
• Bebeğin vücut ve ruh sağlığı için en uygun besin, annenin kendi sütüdür.
• Emzirmenin doğumdan hemen sonra başlatılması ve sık emzirme ile süt yapımı kolaylaşır.

• Erken emzirme ile annede doğum sonu kanamalar çabuk kesilir memelerde şişme ve iltihaplanma olmaz loğusalık kolaylaşır.
• Anne sütü ile beslenen bebek D vitamini dışında su dahil hiç bir ek sıvıya, ek besine , vitamine gereksinimi yoktur.

• Bebeğe ek sıvı yada besinlerin verilmesi, annenin süt yapımını azaltır.
• İlk 6 ay yalnız anne sütü ile beslenen bebekler sağlıklı büyür ve gelişirler. Başta ishal olmak üzere mikroplu hastalıklara yakalanmazlar, bebeklik döneminden sonrada daha az hastalanırlar.
• Annenin bebeğini emzirmesi ile anne bebek ilişkisi güçlenir, annenin bebeğini benimsemesi bebeğin sağlıklı bir kişilik kazanması kolaylaşır.
• Sağlıklı her anne bebeği için yeterli süt üretebilir.



GEBELİK SIRASINDA MEMEDE NE GİBİ DEĞİŞİKLİKLER OLUR?
Gebelik dönemi boyunca annenin memeleri, doğacak bebek için dünyadaki en uygun sütü üretecek ve kullanmaya hazırlayacak bir fabrika haline gelir. Meme başının etrafındaki deriden yağlı bir madde salgılanmaya başlar. Bu doğal madde, emziren annenin meme ucunu çatlaklardan korur. Bu nedenle meme başını çatlaklardan korumak yada temizlemek için meme başına karbonatlı su, sabunlu su, krem sürmeye gerek yoktur. Hatta bunları sürerken yağlı madde de silinecek ve meme başında çatlaklar daha kolay oluşacaktır.
Gebelik sırasında meme ve meme başına özel bakım uygulamak gereksizdir. Ancak memelerde büyüme olacağı için daha büyük beden sütyen kullanmak yararlı olacaktır.Doğum sırasında memeler bebek için ilk besin olacak ilk sütü salgılamaya hazırdır.
Memede süt üreten hücre kümeleri vardır. Hücrelerden toplayıcı kanallara taşınan süt meme ucuna yakın süt havuzuna gelir. Memem ucunda kanallar daralarak birleşir. Süt meme ucundaki deliklerden dışarıya akar.


ANNE SÜTÜNÜN FAYDALARI NELERDİR?
Doğumdan sonra gelen sarı süte ağız/ klostrum denir. Bebeği hastalıklardan korur. İlk sütün miktarı az olmasına karşın ilk günlerde bebeğin beslenmesi ve bağırsakların çalışması için yeterlidir.
• Anne sütü bebeğin beslenmesi için ideal besindir.
• Anne sütü en doğal ve taze besindir.
• Anne sütü her zaman temiz ve mikropsuzdur.
• Anne sütü daima hazırdır, ekonomiktir.
• Anne sütü tamamıyla ve kolaylıkla sindirilir.
• Anne sütü alan bebeklerde karın ağrısı ve kabızlık daha az görülür.
• Anne sütü bebek ile anne arasında özel sevgi bağı kurulmasını sağlar.
• Anne sütü alan bebekler diğer besinler ile beslenen bebeklerden daha zeki olurlar.

• Emziren annenin doğum sonu kanamaları daha az olur.


SÜT YAPIMI NASIL BAŞLAR?
Memedeki süt yapımını sağlayan madde annenin beyninden salgılanan prolaktin adlı bir hormondur. Gebeliğin sonlanması ile vücuttaki gebelik hormonları azalır ve prolaktin salgılayan bezler uyarılır. Prolaktin salgısı doğumdan sonra bazı annelerde hemen bazılarında 4 gün içinde artmaya başlar.
Kan damarları, memede süt yapımı için gereken maddeleri süt hücrelerine taşır. Prolaktin etkisiyle memeler sütle dolar. Bu sürede memede kan damarları daha çok kan taşır ve memeler sıcak ve sert olur. Süt akmaya başlayınca ve bebek emmeyi öğrendikçe memedeki gerginlik azalır, anne de rahatlar.
Bu olaylar sırasında anne ve bebek zorluklarla karşılaşabilir.İlk günlerde anne ve bebeğe, yardım ve destek gerekebilir.


ANNE SÜTÜNÜN GÖRÜNÜMÜ NASILDIR?
İlk sütün sarımtırak renkte olmasına karşın olgun süt , beyaz ve inek sütünden daha sulu görünümdedir, rengi mavimsi bile olabilir. Bebek büyüdükçe anne sütünün rengi değişir. Bunun nedeni bebek büyüdükçe ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde sütün içeriğinin değişmesidir.


SÜT MEMEDEN NASIL AKAR?
Süt yapılır yapılmaz memeden dışarı salınmaz, süt akması için bebeğin emmesi gerekmektedir. Bebeğin etkin emmesi için memeye iyi yerleştirilmesi ve memeye iyi kavraması çok önemlidir. Bebek emerken, meme başındaki sinirlerden, başka uyarılarda çıkar ve bu uyarılarla annenin beyninin başka bir bölümünden oksitosin adlı bir diğer hormon salgılanır.
Oksitosin süt adacıklarının etrafındaki küçük kasları etkiler. Bu etki ile kaslar kasılır ve süt, süt adacıklarından meme başındaki kanallara taşınır. Bebeğin emmesi ile meme ucunda bulunan 10-15 delikten süt dışarıya akar. Her iki meme aynı anda çalışır. Bebek bir memeden emerken, diğer memeden süt damlayabilir.
Bebek emmeye başladığında, ilk önce meme başının hemen arkasında bulunan süt havuzundaki birikmiş sütü alır. Bu süt hemen tükenir. Süt akımının devamı için oksitosin salgısının uyarılması gereklidir.
Memede süt yapımı ve yapılan sütün meme ucuna ulaşması bebeğin her iki hormonun yapımını uyaracak kadar kuvvetli ve etkin emmesi ile gerçekleşir. Bunun için bebeğin sık aralıklarla ve uygun bir biçimde memeye yerleştirilmesi ve bebeğinde meme başını iyice kavraması gerekir.


EMZİRME SIRASINDA SÜT AKIMININ DEVAMLILIĞI NASIL SAĞLANIR?
Bazı annelerin sütleri bebek emmeye tutulur tutulmaz akmaya başlar. Emzirmeyi düşünmek bile beyni uyararak sütün akmasına neden olur.
• Kuvvetli emme ile annenin beynine uyarılar gider.
• Oksitosin salgılanarak memeye ulaşır ve süt akımı başlar.

SÜT YAPIMININ DEVAMLILIĞI NASIL SAĞLANIR ?
Emzirmede bebeğin ağzı annenin meme ucu çevresini sıkıştırır. Bu baskı ile uyarılan sinirler beyinde prolaktin yapımı ile ilgili görevli olan bölgeye uyarılar götürürler. Bu uyarılar prolaktin salgılanmasını başlatır. Ne kadar çok uyarı iletilirse o kadar çok prolaktin yapılır.
Bebeğin her emmesinde sinirler yoluyla gönderilen uyarılar annenin beynine iletilir. Beyinden prolaktin salgılanarak memeye kan yoluyla iletilir ve memede süt yapımı uyarılır.


EMZİRMEYE NE ZAMAN BAŞLAMALISINIZ ?
Emzirmeye doğumda hemen sonra kendinize gelir gelmez başlamanız gerekir.
Doğumdan sonra ilk birkaç gün içerisinde gelen koyu süt bebeğe mutlaka verilmelidir.
Ağız sütü bebeğin büyümesine ve hastalıklara karşı koruyucu madde almasına yardımcı olur.
Doğumdan sonra 1-2 gün süt gelmese bile mamaya geçilmemeli, biberon verilmemeli, bebek emzirilmelidir.
Bebek sık sık memeye tutulunca 3-4 gün sonra bile süt gelebilir. Yenidoğan ve sarılığı olan bebekte de emzirme sürdürülmelidir. Yalancı meme verilmemelidir.



BEBEK MEMEYE NASIL YERLEŞTİRİLMELİ ?
İlk günlerde bebeği yatarak emzirmek anne için daha rahat olabilir. Bu durumda bebek yan yatmış olan anneye dönük yatırılır. Anne serbest kolu ve eli ile bebeği memesine yaklaştırabilir. Annenin ve bebeğin arkasının birer yastıkla desteklenmesi bebeğin yerleşmesine yardımcı olur.Eğer anne oturarak emziriyorsa, dik oturmalı veya hafifçe eğilmeli, ancak kucağı düz olmalıdır. Bunun için gerekirse ayaklarının altına bir tabure konabilir. Bebeği rahatça tutması için annenin kucağına da yastık konulabilir.


BEBEK MEMEYİ NASIL DAHA İYİ KAVRAR ?
Bebek ağzını iyice açarak ve dilini hareket ettirerek emer. Bebeğinizi yavaşça memeye yaklaştırınız, ağzını meme başına dokundurunuz. Emzirmenin başlangıcında anne meme ucunda acı hissedebilir. Ancak emzirme süresi boyunca meme ucunun devamlı acıması bebeğin memeyi doğru kavramadığını gösterir. Meme ucunda acı duyulmasının nedeni, bebeğin dilini meme yerine meme ucuna karşı hareket ettirmesidir.
Ağız yeterince açılmamışsa, dil meme ucuna sürtünerek zedelenmesine yol açacaktır. Bebek emdikten sonra doymuş görünmüyorsa, memeyi kavramasında sorun var demektir. Bebeğin süt ile dolu kanallara ulaşabilmesi için ağzını iyice açması gerekir.


BEBEK NASIL EMER ?
Eğer bebek memede uygun biçimde tutulmuyorsa iyi ememez ve annenin meme başları zedelenip acıyabilir.
Bebeğin iyi emmesi için ağzıyla yalnız meme ucunu değil, etrafındaki kahverengi alanı da kavraması gerekir. Bebek emmeye yaklaştırılırken, ağız mümkün olduğunca açık olmalı ve çene memeye dayanmalıdır. Bebeğin ağzını iyice açması için meme ucunu bebeğin alt ve üst dudaklarına değdirmelidir.
Eğer bebek memeyi doğru olarak kavramışsa her emme işlemi sırasında çenesinin, bazen de kulaklarının hareket ettiği görülür. Bebek sürekli emmez. Kuvvetli emme hareketlerinden sonra kısa dinlenme aralıkları olur.
Emerken şapırtı sesi duyulması yada yanakların içeri çekilmesi genellikle bebeğin yalnızca meme ucunu emdiğini ve ağzıyla yeterince meme dokusunu kavramış olduğunu gösterir.


EMZİRME POZİSYONLARI
Klasik beşik tutuşu: Bu pozisyonda sırtınızı destekleyen rahat bir koltuğa oturunuz. Memenizi elinizle C şeklinde tutarak destekleyiniz. Bebeğinizin yüzü, karnı ve dizlerini size dönük biçimde midenize dayayınız. Bebeğinizin başı, dirseğinizin çukur kısmında bulunmalıdır. Kolunuzun yorulmaması için gerekirse yastıkla destekleyiniz.
Futbol tutuşu: Bebeğinizin bacaklarını koltuğunuzun altından sarkıtınız. Bebeğinizin başını elinizle destekleyiniz, gerekirse elinizin altına bir yastık koyunuz. Bu tutuş memenizin kontrolü ve bebeğinizin emişi açısından kolaydır.İkiz bebeği olan anneler için idealdir.
Çapraz beşik tutuşu: Bebeğinizi, emzireceğiniz memenin aksi tarafındaki kolunuzun içine yatırınız. Bebeğinizin vücudu size dönük ve meme hizasında olmalıdır. Bu şekilde bebeğinizin başını daha rahat kontrol edersiniz.
Yatarak emzirme: Hafif yan yatar biçimde sırtınızı ve omuzunuzu bir yastıkla destekleyiniz. Kolunuzu bebeğinizin başının arkasından geçirerek onun vücudunu, diğer elinizle de memenizi destekleyiniz. Bebeğinizin sırtına bir yastık koyunuz, ağzı meme ucuna gelecek şekilde yanınıza yatırınız.


BEBEĞİNİZİ NE SIKLIKLA BESLEMELİSİNİZ ?
• Emzirmeye zaman sınırı koymaya gerek yoktur.
• Gelen süt miktarının artması için bebek sık sık emzirilmelidir.
• Bebek her ağladığında emzirilmelidir.
• Yeni doğan bebekler genellikle günde 8-10 öğün emmek isterler. Öğün sayısı daha sonra giderek azalır.
• Sık emzirme, bol süt gelmesini sağladığı gibi göğüslerin şişmesini ve acımasını da önler.
Bebeğinizin sağlığı ve mutluluğu için onu ilk 6 ay sadece anne sütü ile besleyiniz. 6 aydan sonra, bebeğiniz 2 yaşına gelene kadar uygun ek besinlerle birlikte, emzirmeye devam edebilirsiniz. Anne sütü bebek için gerekli tüm besinleri ve suyu yeterli miktarda içerir. Çok sıcak havalarda bile anne sütü bebeğinizin susuzluğunu giderir. Bebeğe su verilecek olursa, bebeğin midesi su ile dolacağından anne sütü almak istemeyecektir. Bunun sonucu olarak da bebek memeyi daha az emecek ve memede süt yapımı azalacaktır.
DAHA ÇOK EMZİRME =DAHA ÇOK UYARI =DAHA ÇOK SÜT
Bebek
Ne kadar çok emerse,
Anne

O kadar çok
Süt üretir.



EMZİRİRKEN HER İKİ MEME DE VERİLMELİ Mİ?
Her emzirmede ilk gelen süt daha az yağ içeren ‘ön süt ‘tür. Bebek emmeyi sürdürdükçe sütün bileşimi değişir, yağ miktarı artar. En fazla yağ içeren süt, emzirmenin sonunda salgılanan süttür. Buna ‘son süt ’denir. Bebeğin hem ön sütüne hem de son süte ihtiyacı vardır.
Son sütteki yağ inek sütündekine benzemez. Daha hafiftir ve sindirimi daha kolaydır. Bu yağ bebek için çok değerli bir enerji kaynağıdır. Bebeğin tokluk duygusu oluşur ve yeterli kilo alması için bu yağın sağladığı enerji ihtiyacı vardır.
Bebek memeye doğru yerleştirilip doyana ve memeyi kendisi bırakana kadar memede tutulursa, hem ön sütü hem de son sütü alır. Bebek daha emmek istiyorsa ikinci memede verilebilir. Eğer bebek bir meme ile beslenmiş ise, bir sonraki emzirmede diğer meme verilmelidir. Bu arada emzirme sonrası kalan sütün sağılması uygundur. İki meme verilmişse bir sonraki öğüne son verilen taraftan başlanmalıdır.

Bir çok bebek ,tek memeyi 5-10 dakika emmekle doyar ve uyur. Bazı bebekler ise 20-30 dakikadan önce memeyi bırakmazlar.


GECELERİ EMZİRME GEREKLİ Mİ ?
Prolaktin hormonu geceleri daha fazla salgılanır. Bu nedenle geceleri emzirme süt üretimini artırır.
Prolaktin hormonu anneyi gevşetir ve bazen uykusunu getirir.Anne geceleri emzirse bile genellikle iyi dinlenir.
Prolaktin ile ilgili hormonlar ovülasyonu baskılar, emzirme yeni bir gebeliği önleyebilir. Geceleri emzirme bunun için de önemlidir.
Bebekler gereksinimlerini yalnızca gündüzleri beslenmekle karşılayabilecek duruma gelinceye kadar geceleri de emmek isterler.
Gece öğünlerinin kesilme zamanı bebekten bebeğe farklılık gösterir.
Genelde ilk aylardan sonra gece emzirme aralıkları uzar.



EMZİRDİKTEN SONRA BEBEĞİN GAZI NASIL ÇIKARILIR ?
Beslendikten sonra bebeği 10-15 dakika dik tutmak gaz çıkarmasına yardımcı olur. Bebek memede uyumuş ve rahat görünüyorsa gaz çıkarmaya gerek yoktur. Bebek huzursuzsa, kucakta dik durumda sırt sıvazlanarak gaz çıkarmasına yardımcı olunabilir.


MEME BAŞI TEMİZLİĞİ NASIL OLUR ?
Meme başındaki doğal yağlar ve süt meme başını koruyucu niteliktedir. Anne sütü bebeği hastalıklardan koruyucu bir çok madde taşıdığı için bu yolla mikrop bulaşması zordur. Bu nedenle memeyi her emzirmeden önce temizlemeye gerek yoktur. Emzirme dönemi boyunca günde 1-2 kez kaynatılıp ılıtılmış suyla meme başını silmek yeterlidir.
Bu dönem içinde memeleri karbonatlı su veya sabun ile temizlemek cildin kurumasına ve çatlakların oluşmasına neden olacağı için kesinlikle önerilmemektedir.
Her emzirme başlangıcında öncelikle eller çok iyi yıkanmalıdır. Bebek memeyi bıraktıktan sonra ise anne sütünün birkaç damlasını meme ucuna ve etrafına sürerek meme ucunun yumuşak kalmasını sağlayabilir.


ANNE NASIL BESLENMELİ?
Emziren annenin salgıladığı sütteki enerjinin büyük bir kısmı yediklerinden sağlanır. Annenin aldığı enerji tam olarak süt enerjisine dönüşememekte, vücut dokuları da bir miktar harcanmaktadır. Diyetin sağladığı enerjinin %80 oranında süt enerjisine dönüştüğü kabul edilir. Sağlıklı bir annenin günde ortalama 700-800 ml süt salgıladığı esas alındığında emziren annenin günlük ortalama enerji gereksinmesine 750 kalori ek yapılmalı. Bu miktarın 500 kalorisi annenin yediklerinden sağlanırken 250 kalorisi gebelikte depolanan yağlardan karşılanır. Bu da emziren anneleri gebelik sırasında aldıkları fazla kiloların enerjiye diğer annelere göre daha hızlı dönüşmesinin sebebidir. Emziren annelerin diğer kadınlara göre besin gereksinimi daha fazladır.
Emziklilik için, emziren annenin özelliklerine göre bir beslenme ve diyet uzmanı tarafından anne ile birlikte hazırlanan, başta doğal besin kaynaklarından sağlanan sağlıklı, yeterli ve dengeli bir beslenme programına besin öğeleri ilave edilmelidir. İyi ve doğru planlanmış bir beslenme, hem annenin sağlığının korunmasına ve kilo kontrolünün sağlanmasına, hem de bebek için daha fazla ve kaliteli süt üretimine yardımcı olur.
Emziren anneler eski vücut ağırlıklarına dönmek için acele etmemeliler. Bu süre 6 ay ya da daha fazla sürebilir. Emziren annelerin eski formlarına dönmeleri, emzirmeyen annelere göre daha kolay olacaktır. Gebelik sırasında önerilenden fazla kilo alınmışsa her ay 2 kilo kaybetmek normaldir. Ayda 2 kilodan fazla ağırlık kaybı doğru değildir. Hızlı kilo vermeyi vadeden diyet ve ilaç uygulamalarından kaçınılmalı. Emzirme döneminde düşük kalorili bir zayıflama diyeti yapılmamalı. Fakat lokum, şerbet gibi tatlı ve unlu, yağlı ve şekerli kalorisi yüksek besinleri aşırı yememeğe dikkat edilmeli. Bu besinler süt yapımına yardımcı olmaz, sadece kilo alınmasına yardımcı olur. Şekerli gıdalar süt yapmaz ama kilo yapar. Halk arasında süt yapsın diye Anneye bol bol şerbet, süt, yulaf, tahin helvası, pekmez, baklava gibi tatlılar yedirilir. Bunların sütü arttırıcı hiç bir etkisi olmaz. Sütü arttıran en önemli besin sudur. Günde en az 2,5-3 litre su içilmelidir. Çünkü sütün önemli bir kısmı sudur. Emziren anneler öğün atlamamalı ve her öğünleri tüm besin gruplarını içeren dengeli bir mönüden oluşmalı. Günde 3 ana ve en az 2-3 ara öğüne yer verilmeli. Ayrıca süt verirken sigara ve alkol içilmemeli. Çay ve kahve gibi içeceklerin tüketimi oldukça sınırlanmalı. Çay ve kahve yerine ıhlamur, rezene, papatya gibi bitki çayları, tercih edilmeli. Her emzirme saatinde sıvı alınmalı.


SÜT NASIL SAĞILIR ?
Sütün elle sağılmasını tüm annelerin bilmesi gerekir. Birçok durumdalar da sütün sağılması gerekebilir.
Sütün Sağılması Şu Durumlarda Yararlıdır;
• Tıkanık, şiş memeyi rahatlatmak için,
• Çökük bir meme başından emmeyi öğreninceye kadar bebeği beslemek için,
• Memeyi istemeyen bir bebeği,emmekten hoşlanmayı öğrenene kadar beslemek için,
• Düşük doğum tartılı ve kuvvetli ememeyen bir bebeği beslemek için,
• Bebek yeterli miktarda ememiyorsa,sütün boşuna akmasını önlemek için,
• Anne yada bebek hasta ise sütün akmasını önlemek için,
Anne çalışıyor ise;
Elle boşaltma, süt sağmak için en iyi yoldur. Alet gerektirmez ve her yerde, her zaman yapabilir. Sütün sağılacağı kabın temiz olması gerekir. Bunun için geniş ağızlı bir fincan veya bardak seçilir. Kap su ve sabun ile yıkanır, daha sonra kaynatılır yada kaba kaynar su konur ve birkaç dakika bekletildikten sonra boşaltılır. Kaynar su mikropların çoğunu yok edecektir.


ELLE SAĞMA İŞLEMİNİN BASAMAKLARI:
1.Basamak: Sağma işlemine geçmeden önce eller iyice yıkanır.
2.Basamak: Rahat bir yere oturduktan sonra parmak uçları ile yumuşak bir biçimde memeye dıştan içe, meme başının etrafındaki kahverengi bölgeye doğru masaj yapılır. Önceden ısıtılmış bir havlu memenin üzerine konulursa sütün akışı kolaylaşacaktır.
3.Basamak: Meme,baş parmak üstte, diğer parmaklar altta kalacak biçimde tutulur. (1) Eğer meme büyükse bir el memenin üstüne, diğer el memenin altına gelecek şekilde tutulmalıdır. Hedef bölge meme başının etrafındaki kahverengi bölgenin gerisinde kalan alandır. Bazen süt dolu memede süt havuzcukları elle hissedilebilir. Süt havuzcuklarının bulunduğu bu alanın elle basınç yapılarak bastırılması gerekir. Süt sağılması için baş ve diğer parmaklar yavaşça içe, göğüs duvarına doğru (2) ve ardından birbirine doğru bastırılır.(3) Bastırma işlem, el göğüs duvarından uzaklaştırılırken devam ettirilir. Bu şekilde süt meme başına doğru iletilir. Süt sağma işlemi sırasında acı hissedilmemesi gerekir, acı oluyorsa uygulanan teknik hatalıdır. İşlem tekrarlandıktan sonra süt akmaya başlar. Sağma hareketi ritmik bir şekilde tekrarlanmalıdır.
Sağma işlemi sırasında parmak hareketleri yuvarlama şeklinde olmalı, parmaklar ile meme derisi ovuşturulmamalıdır. El meme etrafında döndürülmeli, masaj koltukaltı da dahil olmak üzere tüm memeye uygulanmalıdır. Memeleri elle sağarak boşaltma süresi yaklaşık 20-30 dakikadır. Sıcak ıslak havlu, sıcak duş alma, öne doğru eğilerek memeleri hafifçe sallama süt akımını kolaylaştırır. Öne doğru eğilmek alt bölgenin de boşalmasını sağlar.


ANNE SÜTÜNÜN SAĞILMASI, SAKLANMASI VE BEBEĞE VERİLMESİ
Başarılı emzirmenin yapılamadığı her türlü durumda, anne sütü yerine başka formül sütler kullanılmadan anne sütüne devam edilmelidir. Anneden ve bebekten kaynaklanan her türlü emzirme-emme probleminde bir elektrikli pompa kiralanması tavsiye edilir. Her iki memenin aynı anda sağılabilmesi ve sürenin yarıya indirilebilmesi için çift pompalama tertibatı olanı seçilebilmelidir.


SÜT POMPASI TİPLERİ
Hastane tipi elektrikli pompalar bebeğin emme hareketini hem basınç,hem ritm olarak en iyi taklit eden pompalardır.
Emzirme önemli bir süre ertelenecekse ( erken doğan bebeklerde olduğu gibi) veya bebekten düzenli olarak ve uzun periyotlarla uzak kalınacak ise en uygun seçenektir.
Bu pompalar pahalıdır. Fakat haftalık,aylık veya uzun süreli kiralanabilir. Sütün sağılması her seferinde her göğüs için 15’ er dakika olmalıdır.
Küçük el tipi pilli veya elektrikli pompalar, bebeğinden sadece çok kısa bir süre için ayrı kalacak annenin ihtiyacını karşılayabilir.
Piyasada değişik tip ve kalitede ürünler bulunur. Pompa satın almadan önce, daha önce el pompası kullanmış biriyle konuşulmalı yada hangi tipin seçileceği emzirme uzmanına danışılmalıdır.



YENİ SAĞILMIŞ ANNE SÜTÜNÜN SAKLANMASI
Buzdolabında 24 saat
Buzdolabının buzluğunda 4 hafta
Derin dondurucuda 6 ay
Önceden dondurulmuş anne sütü buzdolabında 24 saat
Oda ısısında 6-8 saat
Önceden dondurulmuş anne sütü buzlukta asla tekrar dondurulmamalıdır.
Buzdolabından çıkarılan süt oda ısısında çözülmeli, sıcak suyun içinde çalkalayarak ılıtılmalı, doğrudan ateş üzerinde ve mikrodalgada ısıtılmamalıdır.



ANNE SÜTÜNÜ ARTIRMAK VE YENİDEN BAŞLATMAK
Annenin hasta olup emzirmeyi kesmesi, bebeğin hasta olması, bebeğin yapay beslenmeye geçiş yapması gibi nedenlerle annenin sütü azalmış ise artırmaya ihtiyacı vardır, tekrar başlamak isteyebilir. Emzirmeye tekrar başlama durumuna Relaktasyon ( tekrar emzirme )denir. Bundan sonra anne bebeğini çok sık emzirmeli, diyetine çok dikkat etmeli, bol sıvı almalı ve her şeyden önce emzirmeyi çok istemelidir. Bebeğin emmeye başlamasından birkaç gün sonra annenin sütünde düzenli artış görülecektir.


ANNELER İÇİN GENEL BİLGİLER
• Bebeğiniz altını günde 5-6 defa ıslatıyorsa, günde 1-2 kez kakasını yapıyorsa ve ayda en za 600gr alıyorsa anne sütü yeterlidir.
• Bebeğinizin ilk kakası koyu yeşil renkli, şekilli olabilir.24 saatten sonra sararır. Sonrası yumuşak, sulu, haki renklidir. 48 saatten sonra da altın sarısı renge döner.
• Bebeğinizi her istediğinde emziriniz.
• Her emzirmeden sonra gazını çıkartınız.
• Karnı tokken ağlıyorsa, altını kontrol ediniz.
• Kız bebeklerin altını her zaman önden arkaya doğru temizleyiniz.
• Bebeğinizin bulunduğu ortamın hijyen olmasına, oda sıcaklığının 20-22 0 C ve nem oranının dengeli olmasına dikkat ediniz.
• Bebeğinizin oda duvarlarının nefes alır olmasını sağlayınız.
• Bebeğinizin odasını her gün havalandırınız.
• Bebeğinizin cildini özellikle ilk 15 gün bebek yağı ile nemlendiriniz.
• Bebeğinizin göz, kulak ve burun temizliğinde pamuklu çubuk kullanmayınız.
• Banyo suyunun sıcaklığı vücut ısınıza eşit ( 36 oc )olmalı. Suyun sıcaklığını dirseğinizle kontrol edebilirsiniz. Sabun yerine bebek şampuanı kullanınız.
• Bebeğiniz banyo sırasında ne çok aç, ne de çok tok olmalıdır.Bu nedenle banyosunu iki emzirme arasında yaptırınız.
• Bebeğinizi ilk ayında kendi giyindiğinizin iki katı giydiriniz.
• Bebeğinizin başında oluşan konakları zorlamayınız; bebek yağı sürüp biraz bekleyiniz, hafifçe tarayıp yıkayınız.
• Günde iki kez meme ucunu önceden kaynatılmış ılınmış su ile temizleyiniz. Bir damla sütü meme ucunda bırakınız.
• Gaz yapıcı yemekler yemeyiniz; bebeğiniz bundan etkilenecektir.
• Bebeğinizle konuşunuz,onunla ten temasında bulununuz.

Kaynak
Successful Breastfeeding.Royal College of Midwives,Oxford Churchill Livingstone,Oxford.1994
Expressing your breast milk UNICEF Baby Friendly İnitiative,London VK.1997

Benzer yazılar:

  1. Anne bana yeni bir burun
  2. Karnınızda büyüyen bebek neye benziyor?
  3. Bebeğinizi emzirerek kilo verin

Kaynak:
ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİ ve EMZİRME ÖNERİLERİ yazisi estetik cerrahi sitesinden alinmistir.

Meyve Diyeti

Author: hakan  /  Category: Estetik

Meyve Diyeti konusunda bilgilere bu yazida ulasabilirsiniz. Meyve Diyeti resimleri, Meyve Diyeti fiyatları, Meyve Diyeti çeşitleri, Meyve Diyeti hakkında bilgi içermektedir.

meyvediyeti saglik Meyve Diyeti

Bol Meyve ve Sebze Ağırlıklı Diyet
1.gün
Muz hariç gün boyunca istediğiniz kadar meyve
2.gün
Gün boyunca sadece istediğiniz kadar sebze yemeği (patates hariç)
3.gün
İstediğiniz kadar meyve ve sebze yemeği (patates ve muz hariç)
4.gün
5 muz, 5 bardak süt
5.gün
Haşlanmış sebze, ızgarada pişmiş bir parça biftek, tavuk veya balık (Öğle ve Akşam)
6.gün
2 parça ızgara biftek , çiğ sebze, (havuç, kereviz, domates, lahana vs) (Öğle ve Akşam)
7.gün
Haşlanmış sebze, ızgarada pişmiş bir parça biftek, tavuk veya balık (Öğle ve Akşam)

Benzer yazılar:

  1. Ev Kadını Diyeti
  2. İkizler burcu diyeti
  3. Hızlı İncelme Diyeti

Kaynak:
Meyve Diyeti yazisi estetik cerrahi sitesinden alinmistir.

Bacak Bakımı (Selülit)

Author: hakan  /  Category: Estetik

Bacak Bakımı (Selülit) konusunda bilgilere bu yazida ulasabilirsiniz. Bacak Bakımı (Selülit) resimleri, Bacak Bakımı (Selülit) fiyatları, Bacak Bakımı (Selülit) çeşitleri, Bacak Bakımı (Selülit) hakkında bilgi içermektedir.

Selülit genç, yaşlı, şişman, zayıf yani kadınların % 90 ı nın şikayetçi olduğu ortak bir sorun. Selülitlerinizden mi şikayetçisiniz? O halde Bacak bakımı ve selülitlerden büyük ölçüde kurtulmak için aşağıdaki karışım tam size göre. İşe yarayacağını göreceksiniz.

Selülit İçin Bitkisel Yağ Karışımı 1

Yarım tatlı kaşığı zeytinyağı, yarım tatlı kaşığı susam yağı, 9-10 damla biberiye yağı, 12 damla kekik ve 9 damla portakal yağını karıştırıp banyodan önce selülitli bölgelere masaj yaparak iyice yedirin. Yarım saat kadar bekledikten sonra saf ipek bir kese veya normal bir kese ile selülitli bölge kızarıncaya kadar iyice keseleyin daha sonra sabunlanmadan ılık suyun altında duş alıp banyodan çıkın. Üç günde bir tekrarlayın. Selülitlerinizde gözle görülür iyileşme göreceksiniz.

Selülit İçin Bitkisel Yağ Karışımı 2
İki çorba kaşığı melisa yağı, iki çorba kaşığı adaçayı ve iki çorba kaşığı okaliptüs yağını bir kasenin içinde karıştırın. içine 10-15 adet dövülmüş aspirin ve 5 tane limonun suyunu katıp tekrar iyice karıştırın. Selülitli bölgenize masaj yaparak iyice yedirin ve mutfağınızda kullandığınız streç naylonla iyice sarın. Yaklaşık 1 saat bekledikten sonra vücudunuzu yıkayın.

Selülit İçin Elma Sirkesi
1 çay bardağı derecesi %4-6 olan elma sirkesi ile 1 çay bardağı elma suyunu karıştırın. İçine birkaç damla limon yağı ve biberiye yağı ekleyin. Bu karışımla selülitli bölgenize güzelce masaj yaptıktan sonra üzerini mutfağınızda kullandığınız streç naylonla iyice sarın. Yaklaşık 1 saat bekledikten sonra vücudunuzu yıkayıp nemlendirici bir losyon sürerek tekrar masaj yapın. Not : Bu sarma yöntemi selülitle savaşta oldukça etkili bir yöntemdir. Ayrıca bu uygulamayı yaparken günde 1 bardak şekersiz greyfurt suyu da içerseniz daha çok fayda görürsünüz.

Günde 3 veya 4 bardak şekersiz biberiye çayı için. Selülitlere oldukça faydalıdır.

Günde 3 veya 4 bardak domates suyu içmek vücudu toksinlerden arındırır ve selülitlerin giderilmesinde yardımcı olur.

Bir kaşık ince ince kıydığınız enginar yapraklarını 1 bardak suda haşlayın. 10-15 dakika demlenmesini bekleyip süzün. Günde 2-3 bardak bu çaydan şekersiz olarak aç karnına için.

Taze sıkılmış 1 çay bardağı limon suyunu bir çay bardağı su ile karıştırıp günde bir defa için

Yarım su bardağı zeytin yağı ve yarım çay bardağı ılık suyu karıştırın. İçine yarım çay bardağı da deniz suyu kattıktan sonra karışımı avucunuza alarak selülitli bölgenizi iyice ovarak yaklaşık 15 dakika boyunca masaj yapın ve ılık duş alın.

Benzer yazılar:

  1. Selülit Tedavisi
  2. Cilt bakımı maskeleri
  3. Bronzlaşmayı artırıcı Maske

Kaynak:
Bacak Bakımı (Selülit) yazisi estetik cerrahi sitesinden alinmistir.

girtlak kanseri

Author: hakan  /  Category: Estetik

girtlak kanseri konusunda bilgilere bu yazida ulasabilirsiniz. girtlak kanseri resimleri, girtlak kanseri fiyatları, girtlak kanseri çeşitleri, girtlak kanseri hakkında bilgi içermektedir.

taze acıpelin iki taş arasında ezildikten sonra bir gazlı bez serilip, üzerine serilir,bunun üzerine 1 kaşık nışadır serpilip, gırtlak üzerine konur.Üzerine 3 kat gazete kagıdı, onun üzerine de yünlü kumaş sarılır. Buna, (her gun yenisini yapmak süretiyle)hergun devam edilir.Bundan başka gün aşırı olmak uzere eczaneden alınan tenturdiyottan birinci gun bir fincan taze süte 1 damla damlatılarak içilir. 2. gün iki damla ve 20. gün 20 damla damlatılarak içilir;bundan sonra tekrar aşağıya doğru inilir:19 damla,18 damla,17 damla… 1 damlaya kadar inilir. Her gün 15 gün istirahattan sonra 4 defa tekrar edilir.

Benzer yazılar:

  1. Plastik Cerrahi ve Meme Kanseri Sonrası Göğüs Onarımı
  2. Meme kanseri sonrası
  3. Meme Kanseri ve Sonrası

Kaynak:
girtlak kanseri yazisi estetik cerrahi sitesinden alinmistir.

Karaciğer yağlanması için maydanoz limon kürü

Author: hakan  /  Category: Estetik

Karaciğer yağlanması için maydanoz limon kürü konusunda bilgilere bu yazida ulasabilirsiniz. Karaciğer yağlanması için maydanoz limon kürü resimleri, Karaciğer yağlanması için maydanoz limon kürü fiyatları, Karaciğer yağlanması için maydanoz limon kürü çeşitleri, Karaciğer yağlanması için maydanoz limon kürü hakkında bilgi içermektedir.

genclik iksiri Karaciğer yağlanması için maydanoz limon kürü

Karaciğer yağlanması (Hepatosteatoz) için mükemmel bir yardımcı tedavi maydanoz-limon kürü uygulamasıdır.

Maydanoz-Limon kürünün uygulama şekli :

Saplı olarak 15-16 adet taze maydanozu mutfak robotuna yada blendera eliniz ile biraz parçalayarak koyun ve üstüne yarım limon suyu (iki yemek kaşığı) ve yarım bardak su ilave edin.

Mutfak robotunuzu çalıştırın, iyice karıştırarak sabah kahvaltısından yarım saat önce aç karnına tamamını için. En erken yarım saat sonra kahvaltıya başlayabilirsiniz. Onbeş gün ara vermeden her gün sabah bu kürü uygulayın ve onbeş günlük uygulamadan sonra bir hafta ara verin.

Bir hafta ara verdikten sonra tekrar onbeş gün aynı şekilde uygulayın ve kürü sonlandırın. Beş-altı ay sonra durumunuza göre bu kürü aynı şekilde tekrar edebilirsiniz.

Eğer,orta ya da ileri derecede karaciğer yağlanması söz konusu ise, Maydanoz Limon kürüne paralel olarak aynı günün akşam yemeğinden iki saat sonra lavanta kürü de uygulanmalıdır.

Yılda 2-3 kez uygulanacak Maydanoz-Limon kürü ile karaciğer yağlanmasını önlemiş olursunuz.

Karaciğer yağlanması fibroz ya da siroza dönüşebilmekte veya karaciğer kanserine neden olabilmektedir. Bu kürle hem karaciğer yağlanması önlenir hem de karaciğer arındırılır.

Dikkat: Hiç bir kürü alışkanlık haline getirmeyiniz ve sürekli uygulamayınız.
Uyarı: Hekim kontrol ve önerilerini ihmal etmeyiniz.

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu

Benzer Yazılar


Benzer yazılar:

  1. Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu Gençlik İksiri
  2. Çabuk Kırılan Tırnakların çözümü Bulundu

Kaynak:
Karaciğer yağlanması için maydanoz limon kürü yazisi estetik cerrahi sitesinden alinmistir.